İçeriğe geç
  • Dolar 49,4463
  • Euro 55,6180
  • Sterlin 66,0056
  • Bitcoin 4.028.589 ▼ %0,81

Gündem

Yumuraklı: Üretim planlamasında su kaynakları merkeze alınıyor

Tarım ve Orman Bakanı Yumaklı, 10 yıllık Ulusal Su Planı kapsamında üretimin su kaynaklarına göre belirleneceğini ve kuraklık erken uyarı sistemlerinin 2027’de tamamlanmasının hedeflendiğini açıkladı.

Tarimpusulasi'nin haberine göre, Türkiye gelecek10 yılı kapsayan Ulusal Su Planı üzerinde çalışmalara devam ediyor. Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, üretim kararlarının su kaynaklarına dayalı olarak alınacağını ifade etti.

Roma'da Dünya Gıda Forumu-Roma Su Diyaloğu Yüksek Düzeyli Oturumu’nda konuşan Yumaklı, su yönetimi, kuraklık ve taşkınlara karşı yürütülen çalışmalara ilişkin bilgiler paylaştı. Bağlamında, planların hangi ürünün nerede üretilmesini belirleyeceğini belirtti.

Bakan, çiftçilere hem su kaynaklarını koruyan hem de gelir güvenliğini sağlayan bir üretim deseni sunmayı hedeflediklerini vurguladı. Ayrıca kuraklık yönetiminin bu yaklaşımın önemli bir parçası olduğunu söyleyerek, 25 havzayı kapsayacak kuraklık planları geliştirdiklerini kaydetti.

Kuraklıkla mücadelede risklerin önceden belirlenmesinin önemine değinen Yumaklı, erken uyarı sistemlerinin 2027 yılında tamamlanmasının planlandığını açıkladı. Bakan şu ifadeleri kullandı: “Kuraklık Tahmini ve Erken Uyarı Sistemlerimizi de 2027 yılında tamamlamayı planlıyoruz. Amacımız, kuraklık çıktıktan sonra müdahale etmek değil, riski önceden belirlemektir.”

Bakan sadece tarımla sınırlı kalmayarak sanayi ve yerleşim alanlarında da suyun verimli kullanılması için çeşitli projelerin yürütüldüğünü belirtti ve su yönetiminin hukuki ve kurumsal boyutunun da önemli olduğunu ifade etti.

Yumaklı, su kaynaklarının kullanıcılar, sektörler ve ekosistemler arasında adil, şeffaf ve sürdürülebilir şekilde tahsis edilmesi gerektiğini söyledi ve suyun yalnızca yönetilmesi gereken doğal bir kaynak olarak sınırlı görülemeyeceğini belirtti.

Gıda ve suya erişimin özellikle kriz ve çatışma dönemlerinde hayati olduğunu ifade eden Bakan, Gazze’de yaşanan insani duruma da değindi ve çocukların yeterli gıdaya, temiz suya ve insani yardıma erişimde karşılaştığı güçlükleri üzüntüyle dile getirdi.]

Yumaklı, konuyla ilgili açıklamalarında şu görüşleri paylaştı: “Gıda ve suyun hiçbir koşulda siviller üzerinde baskı veya cezalandırma aracı olarak kullanılmaması gerektiğine inanıyoruz. Bu temel ihtiyaçlara güvenli ve kesintisiz erişimin sağlanması hepimizin ortak insani sorumluluğudur.”

FAO ile iş birliği ve COP31 gündemi kapsamında su kaynaklarının korunması, gıdaya erişimin güvence altına alınması ve iklim değişikliklerine uyum için uluslararası iş birliğinin önemine değinen Yumaklı, FAO’nun kapasite geliştirme, veri paylaşımı ve teknik iş birliği alanlarındaki desteğini vurguladı. Kuraklık erken uyarı sistemleri, havza bazlı su tahsisi, modern sulama ve dijital su yönetimi konularında deneyim paylaşımının artırılması gerektiğini söyledi.

Türkiye’nin FAO ve Küresel Çevre Fonu ile Gediz Havzası’nda yürüttüğü Sürdürülebilir ve Entegre Su Kaynakları Yönetimi Projesi’nin iş birliğinin önemli örneklerinden biri olduğunu belirtti. Bakan, su, gıda ve iklim arasındaki ilişkinin COP31 gündeminin merkezinde yer alacağını ifade ederek Turkuaz Nexus Girişimi’nin bu bağlantıları ülkelerin kendi koşullarına göre ele alacak ortak bir mekanizma oluşturmayı amaçladığını kaydetti ve Antalya’da yapılacak COP31 sürecine katkı sunmaya davet etti.

TürkAta Haber Ajansı

Paylaş
Sıradaki haber yükleniyor…